geçmiş zaman – olumlu yapılar

pozitif cümleler

Türkçe ve İngilizce cümle yapısı olarak çok farklıdır. Bu farklılık aslında sadece geçmiş zamana özel bir durum değil tüm zamanlar için de geçerlidir. Türkçede genellikle eylem/fiil cümlenin en sonunda kullanılır ve vurgulanmak istenen diğer öğeler cümlenin sonuna doğru fiilden hemen önce kullanılır.

Ben dün parkta kardeşini gördüm. (başka birini değil kardeşini … gibi)

Ben kardeşini parkta dün gördüm. (bugün değil dün … gibi)

Ben kardeşini dün parkta gördüm. (okulda değil parkta … gibi)

 

İngilizcede ise yapılar daha tek düzedir. Ve vurgulanmak istenen cümle öğesi ses tonuyla belirtilir. Genellikle cümlenin nasıl başlayacağı ve nasıl devam edeceği hep bellidir. Düşünsene okul, kurs gibi bir öğrenme ortamındasın, öğretmen bir soru sormuş, gönüllü-gönülsüz anca cesaretini toplayıp cevaba başlamışsın. Ama sen daha sözünü bitirmeden, bitirmeyi bırak daha cümleyi yarıya bile getirmemişken diğer arkadaşların (özellikle en gıcıkları) ya hemen bağırarak ya da el kaldırarak söz isterler ve tabi sen de o baskı altında moral sıfır, hiçbirşey anlamadan herşeyi bırakıp yerine oturursun. Çünkü sen söylenmesi beklenen ilk iki ya da üç kelimenin temel sırasını karıştırmışsındır. Ve bu temeli pekiştirmek için konuşma etkinliklerine biraz daha çok vakit ayırman gerek.

 

Bu İngilizcede pek değişmeyen temeli biz anlatmaya sen de anlamaya çalış bakalım… (tabiki bozulacağı durumlarda var ama şimdi kafa karıştırıp moral bozmaya gerek yok)

 

Mesela aşağıda verilen kelimeleri kullanarak Türkçede geçmiş zamanda cümleler kuralım.

“ben – elmayı – yemek”

Bu üç kelimeyi kullanarak geçmiş zamanda;

1. Ben elmayı yedim.

2. Ben yedim elmayı.

3. Elmayı ben yedim.

4. Elmayı yedim ben.

5. Yedim ben elmayı.

6. Yedim elmayı ben.

şeklinde 6 farklı cümle kurabiliriz ve bunların hepsi doğru bir kullanım olur.

Şimdi bu üç kelimeyi kullanarak İngilizcede cümleler kuralım.

“ben: I – elmayı: the apple – yemek: eat

***”eat” fiilinin geçmiş zamanda “ate” olduğunu unutma.

1. I ate the apple.

2. I ate the apple.

3. I ate the apple.

4. I ate the apple.

5. I ate the apple.

6. I ate the apple.

Verilen bu örnekte anlatılmak istenen nokta şu: Türkçede bir cümleyi farklı şekillerde ifade edebilirsin ancak bunu İngilizcede yapmanın sadece bir yolu vardır. Ve bu nokta İngilizcede tüm zamanlarda geçerlidir.

Yani sen kursta, okulda, sınıfta cümleye “I + ate …” şeklinde başlamamışsan herkesin itiraz etmesi de gayet normal değil mi?

 

Şimdi birkaç alıştırma daha yapalım.

“ben: I – maçı: the match – izlemek: watch

*** “watch” düzenli bir fiildir ve geçmiş zamanda “-ed” eki alır. Yani “watched” olarak kullanılacak.

Ozaman “Ben maçı izledim.” ya da “Maçı izledim ben.” … gibi bir cümleyi İngilizcede;

I watched the match.

“Annem maçı izledi.” cümlesini ise;

My mother watched the match.

“Maçı izledik biz.” cümlesini ise;

We watched the match.

şeklinde söyleriz.

 

Özetle:

Konuşma anından daha önce meydana gelmiş bir iş, hareket, olay veya eylemden bahsederken işi yapan kişinin kız-erkek, tekil-çoğul olmasına bakılmaksızın fiillerin sonuna ya “-ed” ekleriz ya da fiillerin geçmiş hallerini kullanırız. Ama bu kural sadece olumlu cümlelerde geçerlidir. Daha ayrıntılı açıklama için “geçmiş zamanda olumsuz yapılar” ve “geçmiş zaman-soru cümleleri” konularına bakın.

What do you think?
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir